Jinekoloji

JİNEKOLOJİ 

Toplumumuzda yanlış olarak hasta olunca doktora gitme kavramı toplumun eğitim düzeyi arttıkça belirli aralıklarla doktor kontrolünün önemli olduğu, zamanında yapılan muayenelerle pek çok hastalığın erken dönemde teşhisinin mümkün olduğu, gelişebilecek olumsuz durumların çok basit önlemlerle giderilebileceği yönünde olumlu inanışların yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Basit bir muayene ile rahim ve rahim ağzı, yumurtalık ve vulva-vajen kanserleri erken dönemde yakalanabilir. Cinsel olarak aktif her kadın, kadın hastalıkları ile ilgili şikâyeti olmasa da yılda bir kez jinekolojik muayene için doktora başvurmalıdır. Cinsel olarak aktif, seksüel fonksiyonları başlamış her kadın yılda bir kez Smear testi (servikal sürüntü )yaptırmalıdır. Jinekolojik muayene gözünüzü korkutsada, bu muayene diğer organ muayenelerinden farklı değildir. Rutin bir kontrol için doktorunuza başvurduğunuzda; muayeneye geçmeden önce doktorunuz daha önceki gebelikler, daha önce kullanılan ilaçlar, öz geçmiş ve soy geçmişinde önemli bir hastalığın olup olmadığını sorgulayabilir. Bu arada sizinde doktorunuza soracağınız sorularınız olacaktır. Anemnezde muayene kadar önemlidir ve hasta-doktor yakınlaşmasının ilk aşamasını oluşturur. Jinekolojik muayeneye geçmeden önce idrar torbanızı boşaltmanız söylenebilir, böylece doktorunuz iç üreme organlarınızı daha rahat muayene edebilir. Bu muayene sırasında smear testi size bir ağrı hissi oluşturmadan kolaylıkla alınabilir. Muayenenin ardından ultrasonografinizde yapılarak rahim ve yumurtalıklarınız değerlendirilir.

 

Rutin kontroller dışında jinekoloğa başvurulması gereken durumlar:
·         Her ay düzenli adet kanaması olan bir bayanda adet dışı kanama olması
·         İlişkiden sonra kanama
·         Adet kanamalarının miktarının artması ve uzun sürmesi
·         Kasık ağrısı, karında şişlik hissi
·         Adet düzensizlikleri ( seyrek adet görme, sık adet görme )
·         Akıntı ( özellikle renkli, kötü kokulu ),vajende yanma, kaşıntı
·         Ele gelen kitle ( dış genital organlarda, kasıkta )
·         Gülme ve öksürme ile idrar kaçırma 
·         Dış genital organlarda daha önce olmayan siğil, uçuk, ağrısız ülserlerin görülmesi
·         Korunmamaya rağmen gebelik olmaması
·         Vücutta istenmeyen tüylerde artma, emzirme durum olmamasına rağmen göğüs ucundan sıvı-süt gelmesi
·         Gebelik şüphesi
 
Genç kız ve bakirelerde de jinekolojik muayene, kızlık zarına zarar vermeden yapılabilir.
Dış genital organlar gözle muayene edilir. İdrar torbası dolu olarak yapılan pelvik ultrasonla iç üreme organları hakkında inceleme yapılır.
KADIN ÜREME SİSTEMİNİN ANATOMİSİ
Kadın üreme sistemi pelvis denen kemik yapıda yer almıştır. Önde üreme sistemi ve arkada gastrointestinal sistem denen sindirim sistemi ile yakın temastadır. Vasküler (damarsal ) yapılardan oldukça zengindir, çeşitli noktalarda pelvik taban duvarlara bağlantılar yapar.
Kadın üreme sistemi vulva, vajina, serviks( rahim ağzı ),uterus ( rahim ),fallop tüpleri ve overler ( yumurtalık) ‘den oluşur.
 Vulva: vajinanın ağzını çevreleyen etli katlantılardır. Perineumda yerleşimlidir.
Vajina: vulva ve serviks ( rahim ağzı ) arasında uzanan kas yapısında kanal ya da tüp tür.
Serviks vajinanın sonundaki fıçı şekilli organdır.
İç kadın üreme organları:
Overler: Bir çift oval şekilli bez yapısıdır. Yumurtalıkların her birinde her ay bir yumurta yapılır ve küçük bir kist (follikül de denir ) içinde gelişir.
Fallop tüpleri: Rahimi yumurtalıklara bağlayan kanal sistemidir. Yumurtalıktan atılan yumurta fallop tüpüne geçerek burada döllenir ve rahime doğru ilerler
Uterus ( Rahim)   dirençli kas duvarı olan bir organdır. Rahim ağzından başlayarak alt karın boşluğuna uzanır. Bebeğin içinde büyüdüğü organdır. Endometrium rahim içini kaplar. Bu tabaka aylık siklusun sonuna doğru, döllenen yumurtaya hazırlanmak üzere giderek kalınlaşır, döllenme olmazsa kalınlaşan bu üst katman adet kanaması şeklinde atılır. 
 
Rutin jinekolojik muayenenin adet dışı bir dönemde yapılması; enfeksiyon ve akıntının değerlendirilmesi ve smear alınması için uygundur. Gerekli olduğu durumlarda özellikle anormal kanamanın olduğu hallerde kanamalı olarakta jinekolojik muayene yapılabilir.
 EN SIK GÖRÜLEN JİNEKOLOJİK RAHATSIZLIKLAR:
MYOMA UTERİ:
Rahmin kas tabakasından köken alan iyi huylu tümoral oluşumlardır. Rahmin gövde kısmında yerleştiği gibi servikste de bulunabilirler. Rahim içindeki yerleşim bölgelerine göre; kas dokusu içinde (intramural ),rahimi dıştan saran zarın altında (subserozal )ya da rahmin iç tabakasını saran membrana komşu (submukozal ) olarak sınıflandırılabilirler.
ENDOMETRİOSİS VE ENDOMETRİOMA:
Rahim iç dokusunun ( endometrium) rahmin dışında yer almasıdır. Genellikle karın ya da pelvik organlarda (Overler, tüpler, rahim, rahim ön ve arka yüzeyi ile karın mukozası arasında, rahmi karın yan duvarına asan bağlar üzerinde, barsağı çevreleyen mukoza yüzeyinde, serviks, vajen, vulva)   görülür ve over hormonlarına yanıt verir.
ENDOMETRİOMA: Çukulata kisti de denen overde görülen endometriotik kist, ultrasonografi de tipik buzlu cam görünümü ile tanı koymada yardımcıdır. 5 santim ve üzeri kistler cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
YUMURTALIK KİSTLERİ:
Over kistleri dejenere olmayan korpus luteumdan ya da rüptüre olmamış bir molekülden gelişen sıvı dolu keselerdir. Çeşitli over kistlerinin mevcudiyeti ile karekterize polikistik over   hastalığına ( Stein-Leventhal sendromu ) genellikle semptomların tipik kombinasyonları eşlik eder.
KRONİK PELVİK AĞRI:
GENİTAL ENFEKSİYONLAR VE CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR:
TRİKOMONİASİS: Flagellalı protozoa türü olan Trikomonas vajinalisin neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Her ne kadar bu durum hem erkekleri hemde kadınları etkilese de, kadınlarda daha sıktır. Beyaz- yeşil köpüklü ve kötü kokulu akıntı yapar. Vajinal konjesyon ve vulvada kaşıntı ile birliktedir,adet sonrası alevlenir.
KANDİDİASİS: Kandidiazis ile ilişkili vulvovajinite Candida albicans neden olur ve vulvada kızarıklık ve ödemle karakterizedir. Vajinal mukozada beyaz plaklar görülebilir ve baskın olan şikâyet vulvada şiddetli kaşıntı ortaya çıkar. Akıntı beyaz renkli ve yoğun görünümlü olup kokusu yoktur.
BAKTERİYEL VAJİNOSİS: Gardnerella vaginalis, peptostreptokok, baktroidler, Mycoplasma hominis ve mobilunucus’un neden olduğu bir enfeksiyondur. Sarımsı ya da beyaz-gri, pis kokulu akıntı ile karakterizedir. Mikroskop altında clue cells denen anahtar hücre görülmesi tipiktir.
GONORE: Hem erkeklerde hem de kadınlarda üretrite neden olan oldukça sık görülen bir enfeksiyondur ve özellikle kadınlarda servikal, anal ve farengeal bölgelerde de enfeksiyonlara neden olabilir. Etkeni Neisseria gonorhoeae adındaki diplokoktur. Bazen başladığı bölgeden kan yoluyla yayılarak enfeksiyöz artrit ve dermatite neden olabilir.
SİFİLİZ: Treponema pallidum denen bir spiroketin neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Şankr ile karekterize Primer safha, yayılımın olduğu Sekonder safha ve 2 ile 20 yıl ya da daha fazla bekleme süresinden sonra ortaya çıkan iç organlarda lezyonlarla karekterize Tersiyer safhadan oluşan üç safhaya ayrılır. Konjenital sifiliz de, sekonder ya da tersiyer sifilizde görülenlere benzeyen lezyonlar ortaya çıkar.
CLAMİDYA TRACHOMATİS: Enfeksiyon servikste yerleşir. Belirgin bir şikayete neden olmadan, sıklıkla komplikasyonlar ve sekellerle ortaya çıkar çünkü enfeksiyon kanallar yoluyla yukarı doğru çıkabilir ve endometrit, salpenjit ve pelvik enflamatuar hastalığa neden olabilir. Salpenjite sekonder olarak gelişen tubal tıkanıklık durumu infertilitenin birinci nedeni olarak kabul edilmektedir.
HUMAN PAPİLLOMA VİRUSU ( HPV ) Cinsel yolla bulaşan bir diğer enfeksiyon ajanıdır. Papillom virüsü derideki mikroabrazyonlarla geçiş yapar. Hücre döngüsü kontrollü onkojenlerin aktivasyonu ve antionkojenlerin inhibisyonu ile değiştirilir ve bu durum belirgin proliferasyon ve siğil oluşumuna neden olur. Genital organlarda, anüste ve farenkste sık görülür. Bu lezyonların bazıları kanseröz olabilir.
HIV VİRÜSÜ (AIDS HASTALIĞI ):Glikoprotein (gp)120 ve (gp)41 içeren iki tabakalı lipit, bir protein çekirdek ve viral nükleik asit  (RNA) ve revers transkriptaz olarak adlandırılan bir enzimi içeren kompleksten oluşur. İki viral alt tipi (HIV-1 ve HIV-2   ) antijenleri ile birlikte ortaya çıkmıştır. Virüs kendini hedef hücre membranına bağladığı zaman hücre içine girer ve RNA’sını serbest bırakır ve bunu revers transkriptiz ile bir kalıp gibi kullanarak DNA yapımını gerçekleştirir. Daha sonrasında, yeni oluşan DNA konak hücrenin genomuna girer ve yeni ortaya çıkacak virüsler için yapısal ve düzenleyici proteinlerin RNA Messenger kodlamasını üretmek için in aktif olabilir. Bunlar hücrenin ölümüne neden olur.
 Virüs cinsel yolla genital organlara girdikten sonra, immün sistem hücreleri ( lenfositler ve makrofajlar) içerisine girer. Bir süre sonra, viral replikasyon hücrenin ölümüne, ve böylelikle hastanın immün sisteminin bozulmasına neden olur. Bu durumda hemen, genellikle akciğer ve barsaklarda ortaya çıkan fırsatçı enfeksiyonlar ile birlikte tabloya Kaposi sarkomu gibi bazı neoplazi türleri eşlik eder. HIV virüsü ile enfeksiyon ve lenfositik zedelenme, AIDS’teki immün yetmezliğin ana nedenidir ve hastalığın klinik belirtilerini ortaya çıkaran bozuklukların gelişmesine neden olurlar.
DIŞ GEBELİK:
Gebelik ürününün rahmin iç tabakası dışında yerleşmesidir. %93 rahim ve yumurtalık arsında uzanan tüplerde yerleşir.%2 rahmin interstisiyel( kornual ) ksmında, nadiren de yumurtalık, rahim ağzı (serviks ),karın boşluğunda yerleşir.Ektopik gebelik sıklığı tüm gebelikler içinde %1,5-2 dir.
Tüplerde yerleşen gebelik ürünü, tüpleri yırtacak büyüklüğe ulaşmışsa acilen cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir. Ameliyatta tüpün ve gebeliğin alınması (Salpenjektomi ) gerekebileceği gibi sadece gebelik ürününü almak ta ( lineer salpingostomi ) mümkün olabilir. Ameliyat acil olarak genel anestezi altında yapılır ve 30-60 dakika sürer.
Operasyon genellikle karına küçük bir kesiden sokulan fiber optik bir teleskop yardımı ile laparoskopik olarak yapılır. Nadiren konvansiyonel cerrahi (açık ameliyat ) gerektirir.
 
JİNEKOLOJİK AMELİYATLAR
1)    Laparatomi (Açık ameliyat )
2)    Laparoskopi
3)    Vajinal yolla yapılan ameliyatlar
4)    Histereskopi
5)    Dilatasyon ve kürtaj
 
LAPAROSKOPİ VE HİSTEROSKOPİ:
LAPAROSKOPİ (Karın boşluğunun kamera ile görüntülenmesi ) pelvik ağrı, dış gebelik ve kısırlığı araştırmak için karın boşluğunun incelenmesinde kullanılır. Laparoskopide teleskop karın içine küçük bir kesi yapılarak sokulur. Organları manüple etmek için ikinci bir kesi ile başka enstrümanlar sokulabilir. Organları daha iyi görebilmek için karın içine karbondioksit gazı pompalanarak dokular birbirinden uzaklaştırılır. Klasik cerrahiye göre ameliyat sonrası ağrı hissi daha azdır, hastanede kalma süresi daha kısadır, daha küçük kesi ve böylece daha iyi kozmetik sonuç sağlanmış olur. 
HİSTEROSKOPİ ( Rahim içinin kamera ile görüntülenmesi ) şiddetli ve/veya düzensiz adet kanamaları ya da menopozdaki kanamaların araştırılmasında rahim içini incelemek için kullanılır. Diagnostik ve operatif olmak üzere kullanılır.
      DİAGNOSTİK HİSTERESKOPİ:  ofis histeroskopi de denir. Ayaktan yapılan bir işlemdir ve işlem sonrası hastanın hastanede gözlenmesi gerekmez. Ofis histeroskopide 2,9 mm çapında teleskop kullanılır. Premedikasyon veya anestezi gerekmez. İşlem sırasında hastaya herhangi Bir rahatsızlık vermeden kısa sürede işlem tamamlanır. İşlemin adetten sonraki dönemde yapılması uygundur. İnfertil hastalarda, tekrarlayan gebelik kayıp öyküsü olanlarda, IVF uygulanacak hastalarda tedaviye başlamadan önce rahmin içini değerlendirmek için kullanılır.
OPERATİF HİSTEROSKOPİ
Operatif histeroskopların dış çapı 7mm dir. Ameliyathane ortamında, anestezi eşliğinde uygulanır. Histeroskopun rahim ağzından geçebilmesi için rahim ağzının bujilerle dilatasyonu gerekir. Genel anestezi uygulanamayan vakalarda epidural anestesi eşliğinde yapılabilir. İlaçla tedaviye yanıt alınamayan, atipi içermeyen, anormal kanamalarda rahim iç tabakasının yakılarak etkisizleştirilmesi amacıyla kullanılır. Ayrıca doğuştan rahmin iç kısmında bulunan bölmenin çıkarılması, rahim iç kısmındaki yapışıklıkların açılmasında, rahimin iç kısmına uzanan ve kavitede düzensizliklere ve anormal kanamaya neden olan miyomların çıkarılmasında, rahîmin iç kısmında yerleşmiş poliplerin çıkarılmasında yaygın olarak kullanılır.
Yakın zamanda geçirilmiş pelvik enfeksiyonu olan hastalarda uygulanmamalıdır. Yeni başlamış rahim ağzı ve vajinanın iltihabi durumlarında da uygulanmamalıdır. Aksi halde enfeksiyon rahmin iç kısmına, tüplere ve yumurtalıklara yayılabilir.
KOLPOSKOPİ
Rahim ağzından alınan smear’da anormal bir durum olan hastalarda uygulanır. Kolposkopi ayaktan yapılan, ağrısız bir girişimdir. Vajina duvarlarını açmak için spekulum takıldıktan sonra rahim ağzı kolposkopla incelenir. Anormal görüntüleri daha iyi incelemek için asetik asit ve iyot kullanılabilir. Anormal görüntülü mukoza alanlarından biyopsi denen küçük örnekler alınarak patoloji laboratuvarına incelenmek üzere gönderilebilir. Girişim sonrası az bir miktar kanama olsada önemsizdir, genellikle kendiliğinden durur.
DİLATASYON VE KÜRTAJ
Anormal, şiddetli ya da düzensiz kanamaları araştırmak ya da düşük sonrası gebelik ürünleri dediğimiz maddeleri boşaltmak için kullanılır. Genellikle anestezi altında yapılır.10-15 dakika sürer, günübirlik ayaktan uygulanabilen bir operasyondur. Rahim ağzı bujilerle genişletilir. Bundan sonra küçük kaşık şeklindeki küret denen aletlerle rahim ağzından geçilerek rahmin içini kaplayan doku ( endometrium ) alınır. Bu doku incelenmek üzere laboratuvara yollanır. Hastalar genellikle hızla iyileşir, ama girişim sonrası birkaç saat adet ağrısı gibi bir ağrı çekebilirler. Ayrıca 1-2 gün süreyle az bir miktar kanama olabilir.
                            
Op. Dr. Tülay AKÇAY
Nazilli Aydın doğumluyum. İlk orta ve liseyi Ankara'da okudum.
sitemiz bugün (8) kez, toplamda (89294) kez ziyaret edilmiştir.
Op. Dr. Tülay AKÇAY - Tüm Hakları Saklıdır.